|

I
Irbıh: İbrik
Işgın: Kökünden kenger sakızı yapılan, gövdesi dikenlerden arındırılmak sureti ile yenilen bir bitki.

İ
İğeşmek:
İlistir: Kevgir
İt:Köpek
İledaal mi?: Öyle değil mi?
İşmar: İşaret
İzi basa: Hemen, acele olarak

K
Kant: Sıcak su ve şeker karışımı
Kavurga: Buğday ve nohutun kavrulması, bir çerez türü
Kerme: Koyun dışkısının kurutulmuş hali
Kekiç: Çekiç
Kemk: Halı ve kilim dokumak için kurulan düzenek
Kenger: Işkın bitkisinin kökü, bu bitkinin kökünden elde edilen sakıza da kenger sakızı adı verilir
Kerpiç: Topraktan yapılan bir çeşit tuğla.
Kişik: Bir görevi sırası ile yapma, vardiye (davar kişiği)
Keven: Kışın sobayı tutuşturmak için kullanılan köklü ve sık dikenli bir bitki
Kevahır: Bir diken çeşidi
Kuğle: Tandırın havalandırma yeri
Kuflet: Aile mevcudu
Kulteli: Aşırı dolu, fazlaca doldurulmuş
Kuzu-oğlak: Ekşi bir bitki türü
Kurün: Hayvanlara su ve yem verilen genellikle ağaçtan yapılan düzenek
Kumacık: Davar sineği
Kuşne: Bir fiğ çeşidi

Kürmüt: Herhangi bir şeyi sıyırmak veya evin damından yağan karı aşağıya atmak için kullanılan tahta düzenek
Kil: Su geçirmeyen bir toprak, sabun olarakta kullanılır.
Kirkit: Halı ve kilim dokumada kullanılan alet
Kıvı: Küçükbaş hayvan pisliği
Köslü: Köstebek
Kocek: Kapı menteşesi
Kormen: Sarımsağa benzer bir kokusu olan baharın çayırlarda yetişen bir bitki.
Kopümek: Yorganın yünlerinin bir tarafa toplanmasını engellemek için yapılan dikim işi
Koz: Ateş, köz
Karamık: Bir böğürtlen türü
Kombe: Büyük çörek
Konez: Küçük köpekler için kullanılır
Kuşne:Hayvan yemi olarak kullanılan bir tür baklagil.

L
Lagayıt: Umursamaz
Lantara çalmak: Boş konuşmak
Laviyet etmek: Alaya almak
Lor: 1. Peynir suyu 2.Peynir suyundan yapılan bir çökelek türü
Loo: Küçük silindir, Damdaki toprakları sıkıştırmak için veya ahbunu berkitmek için kullanılır.

M
Mahat: Oturma odalarına yapılan ve altına kışlık meyvelerin konması için boşluk bırakılan üzerine oturulan yapı, eski usul çekyat.
Mahna: Bahane
Maraz: Dert, hastalık
Maraba: İşçi
Maarsem: Meğerse
Madmalah:Madımak
Malama: Samanla karışık tahıl yığını.
Maşaggat: Güçlük, zor
Mazarat: Şer, şimarık, ayak bağı olan
Meses: Hayvanları sürmeye yarayan, ucunda sivri demir olan sopa
Meşveret: Danışma
Meram: dert, düşünce !!!
Merfet: Hüner
Merkep:Eşek
Meyil: İstekli oluş, gönüllü
Mıh: Çivi
Mırıl: Göllerde veya derelerde oluşmuş olan ince toprak yığınları
Minaket: Resmi nikah
Mileves: Haylaz , uyuşuk, tembel
Motor: Traktör
Musur: Hayvanların kışın yemlendiği yer
Mumbar: Hayvanların bağırsaklarının temizlenerek içine bulgurla karışık iç konularak yapılan yemek.
Mugallit: Çok şakacı, espirili kişi için kullanılır

N
Navruz: Nevruz bitkisi, Baharın habercisi olarak bilinir
Narpız: Özellikle yoğurtlu yeneklerin üzerine baharat olarakta atılan tereye benzer bir bitki.
Nedem: ne yapayım?
O
O faadaca: O vakte kadar
Orak: Tarım aleti
Ohla: Oklava
Ö
Öteberi: Gerekli eşyalar
Öküz: Hadım edilmiş tosun
Öksemek: Özlemek
Örtme: Evin girişine yapılan kapalı bir bölme
P
Paa: Eski binaların kalıntıları (Örn; Hamparın paa)
Palan: Eğer
Parhaç: Bakraç
Payanda: Destek
Pece: Pencere, havalandırma deliği
Pejmurde: Düzgün giyinmeyenler için kullanılır
Peldir peldir: Şaşkın şaşkın
Puar: Pınar, çeşme
Pinlik: Tavukların kaldığı kümes
Pürpürüm. Semiz otu
Papır: Asfalt, Yol
Peşkir: Havlu
Portma: Şaşırtma, ters yöne yanıltma

S
Salıkçı: Erkek evinin düğün habercisi
Sarat: Eleme işinde kullanılan geniş delikli elek
Savuşturmah: Yollamak, yolcu etmek
Somya:
Söbelemeç: Evelik, yonca,madımak,pancar,peynir ve çökelik gibi malzemeler kullanıarak yapılan Alacahan'a özgü gözleme çeşidi
Sırça parman azı:
Sığır: Büyük baş hayvan sürüsü
Sifli: İçten pazarlıklı uyanık kimse
Sufat: Yüz, çehre, suret
Sormuk: Çayırlarda büyüyen ve sorulan bir bitki çeşidi.
Süve: Kapı çerçevesi
Sürsülük: Bir alıç türü
Süyüm: Bir uzunluk ölçüsü
Sordallı:eşek
Ş
Şeddat: Şer
Şafat; Surat

T
Takeş: Ters
Tahdik: Bel fıtığı hastalığına iyi gelen bir pancar türü.
Tandır: Yufka ekmek yapmaya yarayan yöresel fırın
Tantana: Laf kalabalığı yapma
Tapır: Ot, yonca veya buğday gibi bitkilerin tırpan veya herhangi bir aletle biçilmesi sonucu oluşan bitki yığıntılarının her biri.
Tar: Tavukların yumurtlaması için yapılan yer
Teleme:Peynir yapmak için mayalanmış süt
Temek: Sap, saman gibi hayvan gıdalarını samanlığa atmak için ayrılmış özel pencere
Tevek: Salatalık pürü
Ters: Ahbun, Hayvan gübresi
Teşt: Leğen
Tezek: Yakacak olarak kullanıma hazırlanan hayvan dışkısı
Tentene:El işi
Tırpan: Ot ve benzeri bitkileri kesmeye yarayan kalet.
Tokezlemek: Aksamak
Tu-şo-be: Yöresel bir oyun türü.
U
Uğrun: Habersiz, gizli
Usul:Yavaş
Uşak- devşek: Çoluk-çocuk
Uşgur: Uçkur
Ü
Üfelemek: Ovalamak
Ürmek: Havlamak, köpeklerin bağırması
V
Varangelen: Kilim veya halı dokurken ileri-geri hareket ettirilen tahta

Y
Yal: Hayvan yemi
Yalaz: Tek başına, yalnız.
Yalah: Suyun aktığı yer
Yalaha: yağcı
Yalama: Yağlı ekmek
Yalıca: Yanda görülen resimdeki bitki.
Yamalamak: Yırtılan elbisenin başka bir parça ile dikilmesi ile yırtığın kapatılmasına denir.
Yaşar: Henüz doğurmamış büyük baş hayvan
Yalbırdah: Yalın ayak, ayakkabısız
Yemlik:bir bitki türü
Yoz: Koyun sürüsü
Yörep: Yokuş
Yuha : yufka
Yuhüstüsü:
Yunnak: Kuzu yıkamak
Yük: Yatak yığını
Yüklük: Yatak yığılan yer
Yüzün guylu:

Z
Zaar: Köpek
Zaharki: Herhalde
Zahra: Zahire
Zınnama:Oun bozma
Zırza: Kapı kilidi
Zırlamah: eşeğin bağırması, (çok yüksek sesle konuşan veya bağıran insanlar içinde "hala zırlıyor" gibi kullanımları da vardır.)
Zırzalamak: Kapıyı kilitlemek
Zopalamak: Dövmek, dayak atmak
|